Fotoğraf ve yaşam arasındaki bağ

Fotoğraf ve yaşam arasındaki bağ nedir ?

Fotoğraf bir nevi müzik eseri gibidir. Sadece kalıcı olması ile değil hissettirdikleri ile sizi alıp götürür. Zamanda yolculuk yapar. Tıpkı bir şarkıyı uzun süre dinlediğinizde ve ara verdiğinizde, aradan geçen onca zamana rağmen aynı şarkıyı duyduğunuzda özlemini duyduğunuz günlerin kokusu gelir ya burnunuza, işte bir fotoğraf size bunu hissettiriyorsa o zaman başarılıdır.

Günümüzde artık fotoğrafçılık özellikliki bir meslekten çok hayatın ve kişiliğimizin bir parçası haline gelmiş durumda. Bu durum beraberinde birçok gizli durumu da beraberinde getiriyor. Örnek vermek gerekirse; en son ne zaman bir fotoğraf çekilmek için hazırlık yaptınız? Sahi artık fotoğraf çekimi için hazırlık yapmak nedir bilmeyen bir kuşak var değil mi ? Sonra en son ne zaman bir fotoğrafı eskilerin değimi ile tab ettirdiniz yani banyo ettirdiniz ve çerçevelettiniz? Telefonunuz aniden gidince kaç fotoğrafınız anınız yok oldu ? En son ne zaman birine fotoğrafınızı zarfa koyup gönderdiniz ? Mesela bir fotoğrafı öpebilirsiniz ama cep telefonunuzu öper miydiniz ? Şekil değiştiren bir sanatla karşı karşıyayız. Diğer sanat dallarının hemen hepsi içerik ve teknik olarak büyük devinimler yaşamış ve sürecini tamamlamış durumda. Örneğin resim günümüze gelinceye kadar birçok ressam tarafından evrimleşerek ilerlemiş, heykel, tiyatro, hepsi yaşlı sanatlar diyebiliriz. Fotoğraf diğer sanat dallarına nazaran daha genç ve günümüzde artık teknik değiştirmiş durumda, hem de kontrolsüz ve fırtınada sürüklenircesine… Kontrolden çıkan bir durumun yeniden eski haline getirilmesinin zor olduğunu düşünüyorum. O yüzden fotoğrafın da eski ağırlığının teknoloji ile birlikte ortadan kalktığı bir dönemde hizmet veriyoruz. Görelim bakalım nerelere gidecek bu fırtına…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir